Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ahde vefa ilkesi

  Ahde vefa ilkesi; uluslararası hukukun temel bir ilkesidir. Yürürlükteki her anlaşma, tarafları bağlayıcıdır ve taraflarca iyi niyetle yerine getirilmelidir. Bu, devletlere yükümlülüklere saygı gösterilmesini talep etme ve uyulan yükümlülüklere güvenme hakkı verir. İyi niyet temeli olan bu kavram anlaşmanın bir tarafının, sözleşmenin yerine getirilmemesi için kendi iç hukukunun hükümlerini gerekçe olarak ileri süremeyeceğini ima eder. Devletler arası antlaşmalarda devamlılık esastır ve değişen iktidarlar bu devamlılığı bozamaz. Ahde vefa ilkesinin çiğnenmesi devleti uluslararası hukukta güvenilmez duruma düşürür. #pactasuntservanda #ahdevefa #uluslararasıilişkiler #uluslararasıhukuk #antlaşmalar

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

  Müzakereler 2005 yılından itibaren devam etmektedir. Fasılların açılıp kapanmasındaki gecikmeler gibi olumsuzluklar Türkiye açısında Avrupa yorgunluğu, AB açısından ise genişleme yorgunluğu olarak görülebilir. Türkiyenin büyük bir nüfusa sahip olması, Türk ekonomisinin kırılgan yapısı(işsizlik), Türklerin avrupa uygarlığına uygunluğu gibi demografik sorunların yanında AB nin çifte standartı ve önyargıları TR-AB ilişkilerini çıkmaza sürüklüyor. Türkiye ile aynı yıl müzakerelere başlayan Hırvatistan’ın 2013’te tüm fasılları kapatarak AB’nin 28. üyesi olması yapılan çifte standartın en bariz örneğidir. kaynak TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ: ENTEGRASYONU ZORA SOKAN SAİKLAR Hüsamettin İNAÇ

Émile Durkheim Anomi'nin nedenleri ve etkisi

  Sosyoloji’nin kurucuları arasında olan Emile Durkheim, Comte ile benzer şekilde toplumu bireylerin eylem ve psikolojik bilinçlerinin toplamı olarak değil, kendine özgü yani bireylerin üzerinde bir gerçeklik, farklı parçalardan oluşan bir organizma olarak tanımlamıştır. Belli sınırlarının olması hasebiyle toplum baskıcıdır. Toplum bütün üyelerin normlara uymasını ister. Toplumsal değer yargılarımız olguların gerçek nedenlerini bulmamızın önüne geçer. “Toplumsal İşbölümü” doktorasında geleneksel toplumun modern topluma geçişteki yapısal değişimleri incelemiştir. Bu değişimde Anomik durumlar burada ortaya çıkabilir. Eski değerler tam kalkmamış ve yeni değerler tam yerleşmemişse anomi ortaya çıkar ve toplumsal düzen işlemez hale gelir. Durkheim intiharı bireyin bir sosyal grupla olan bütünleşme derecesiyle 4 farklı tiple tanımlar. Bunlardan biri olan Anomik intihar politik, ekonomik, kurumsal krizlerle toplumun bütünüyle kötü etkileyen hallerde ortaya çıkar. Bireyin beklenti ve ihtiy...

Osmanlı imparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine

  Osmanlı imparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine geçiş nasıl oldu? Bunu Kopuş ve Süreklilik ile açıklayan görüşler var. Modernleşme okulu ve Bağımlılık okulu bu kopuş ve sürekliliği açıklamada yardımcı olur. Mo dernleşme okuluna göre Geleneksel ülkelerin modernleşmesi ve kalkınması için Modern ülkeler geleneksel ülkelere yardım eder. 1970 ler de modernleşme okulunu eleştiren bağımlılık okulu ülkelerin yardımlara rağmen gelişemediğini, kalkınamadığını söyler. Modernleşme okuluna göre modern ülkeler “Merkez”, az gelişmiş ülkeler “Çevre” dir. Merkez Çevreyi sömürdüğü sürece Çevre kalkınamaz.   1923 Cumhuriyetin kuruluşuna Kopuş olarak bakanlar, ekonomik, toplumsal bir değişimin yaşandığını bununla birlikte yeni bir ulus devletin ortaya çıktığını söyler. Modernleşme süreci bürokratik elitlerle sağlanmış, Türkiye’de Kemalist kadro, Askeri bürokrasi modernleşmeyi sağlamış. Modernleştirici elitlerle tepeden değişim başlamış. Bernard Shaw, Metin Heper, Emre Kongar, Su...

Orta Doğuya Genel Bakış

  Orta Doğuya Genel Bakış: Tarih, Ekonomi, Güvenlik    ÖZET : Orta Doğuda bölgeyi şekillendiren güç dinamiklerinin tarihsel gelişimi ve yeni aktörlerin yeni güvenlik sorunları ortaya çıkartmasıyla coğrafyanın dünya egemenliğinin çatışma noktası haline gelmesi.         1.   Orta Doğunun Görünümü ve Tarihi          Orta Doğunun Tarihi, Ekonomik yapısı, Güvenlik sorunlarının genel görünümünü bölge ülkelerinin kalkınma sorunlarını derinden etkilemektedir. Bölge medeniyetlerin geçiş noktası ve başlangıcı olduğundan ne yazıktır ki günümüzde çatışmaların ve itilafların taşındığı bir coğrafya olmuştur. Bu makale Orta Doğu Güvenlik Akademisi eğitiminin bir çıktısı olarak şekillenmiştir.   Osmanlının gelişiyle Orta Doğu Müslüman halklardan oluşan güçlü bir merkez olma özelliğini korumuştur. Osmanlı bölgede Halifelik sayesinde birlik sağlamış ve bölgenin refahını arttırmıştır. Müsl...

Eşya hukuku pratikleri

1.örnek 2009 yılında kardeşime ait olan bir motosiklet Mehmet adında biri tarafından çalındı ve Mehmet çaldığı aracı Ahmet adında olan ve bu çalıntı motosikletten haberi olmayan iyi niyetli birine sattı. Ahmet satın aldığı motosikletin mülkiyetini kazanamadı. Ahmet’in motosikleti kazanması için 5 yıl süreyle eşyayı elinde tutması yani zaman aşımı gerekiyor ama çalınan eşyayı arayan kardeşim olaydan sonra 2013 yılında yani 4 yıl sonra Ahmeti buldu Ahmet eşyanın sahibi olamadığı için iyi niyetli olmasına rağmen motosikletin mülkiyeti kardeşimde olduğu için motosikleti kardeşime teslim etmek zorunda kalıyordu. Ahmet 4 yıl içinde motosikletin lastikleri, aynaları değiştirdi ve boyattı motosikletle kuryecilik yaparak gelir sağladı bu durumda kardeşimden zorunlu ve faydalı masraflar olan lastik değiştirme ve aynaları değiştirmenin parasını isteyebilir ama boyatma lüks masraf olduğu için isteyemez. Ahmet Motosikletten kazandığı geliri kardeşime iade etmek zorunda değildir. Ahmet motosiklett...

Medeni hukuk pratikleri

  1.olay Hakkı dayım cüzdanını sokakta düşürmüştür. Cüzdanı bulan Aykut içindeki parayı almış ve cüzdanı Selim adlı kişiye satmıştır,   bu kişide cüzdanı başka birine Murat adlı bir vatandaşa satmıştır. Bu olay medeni konunda iyi niyet ilkesiyle ilgilidir. Hukuki sonuç doğurmaya engel olan halin durumundan haberi olmaması ve haberi olmasının gerekmemesi. İyi niyet aksi ispat edilene kadar varlığı esastır. Bu olayda iyi niyetli olan kişi Selim ve Murat adlı kişilerdir. Aykut adlı kişinin mal üzerinde istediği işlemi gerçekleştirebilmesi için o malın kendisine ait olması gerekir mal üzerinde istediğini yapabilme yetkisine sahip olması gerekmektedir.   Hakkı dayım iradesi dışında cüzdanı düşürmüştür. Cüzdanı bulan Aykut kişisi malın sahibi değildir mal üzerinde tasarruf hakkına sahip değildir fiili olarak elindedir ama yine de malı kullanma hakkına sahip değildir. Para ve mal kimin elindeyse sahibi olan kişi yani üzerinde her türlü tasarruf hakkı olan kişi bu malı her za...