Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Orta Asya Cumhuriyetlerinin Pandemi Sonrası Dış Politikası

  Orta Asya cumhuriyetleri pandemi öncesinde küreselleşen dünyaya entegre olmaya çalışmışlar özellikle bu cumhuriyetlerin yalıtılmışlık jeopolitiği aşılmaya çalışılmıştır Rusya bölgedeki cumhuriyetlerin tarihsel bağları nedeniyle hakem konumundadır. Pandemi sebebiyle dünyada küreselleşmenin durakladığını ve ticaretin yavaşladığını ulus devletlerin önem kazandığını düşünürsek Rusya da dünya çapında petrol fiyatlarının düşmesiyle ekonomik açıdan ciddi şekilde etkilenecektir. Rusya bu süreçte Orta Asyada varlığını çok gösteremeyecek çünkü diğer devletlerde olduğu gibi ulus devlet ön plana çıkacak ve başta ekonomisi olmak üzere kendi iç meselelerini düzeltmek için çabalayacak. ABD nin küreselleşme karşıtı tavrına ve orta doğudan çekilme stratejisine karşılık olarak Rusya pandemi sonrası yeni sistemde orta asya ülkelerini kontrol etmeye devam edecek gibi duruyor çünkü tarihsel yaşanmışlıklar bu bölgede Rusya dışında başka aktörlerin politika yürütmesi için uygun ortam oluşturmuyor. Pand...

Cumhuriyet Dönemi Türk Dış Politikası

  Türkiye devlet ideolojisi Müslüman ortak kimliğe sahip ve aynı zamanda seküler temellere dayalı bir Türk milletidir. Cumhuriyet ideolojisi buna mukavemet gösteren etnik ve dini gruplar arasında kutuplaşmaya yol açmıştır. İç tehditler olarak muhavazakar İslam ve Kürt etnik milliyetçiliği 1920ler'de Kürt isyanına yol açmıştır. Kemalist tek-parti rejimi sona erdirilmeye çalışılmıştır. Kimlik grupları arasındaki rekabet dış politikayı da etkilemiştir ABD, Avrupa ve Orta Doğu ile olan ilişkiler çatışma ortamına bağlı olarak şekillenmiştir. İç politikamızda yaşayan etnik ve dini gruplar, Kürt etnik milliyetçiliği gibi Devlet düzeyinde gerçekleşen olaylar yani ülke içinde gerçekleşen olaylar dış politikamızın şekillenmesinde rol oynamıştır. Sistem düzeyindeki sorun olan Kürt meselesi Orta doğu ile ilişkili Türk dış politikası kararlarını radikal şekilde etkilemiştir. Dış politikanın, iç politikadan etkilenmesi devam etmiştir. Soğuk savaş sonrası Orta Asya cumhuriyetlerinin bağımsızlık k...

Gelenekçi değişim türleri

Siyaset teorisinin ele aldığı kavramlardan olan değişim, teori ve pratik arasında ilişkiyi getiriyor. Değişim konusunda da farklı teoriler ortaya atılmıştır. Değişim kavramı temelinde dünyayı yeniden şekillendirmek toplumu yeniden biçimlendirmek gibi şeyler içermektedir. Gelenekçi teoriler değişime karşı çıkışı ya da kontrollü değişimi savunuyor. Gelenekçi teoriler genel anlamda değişime direnme ya da makul düzeyde bir değişimi savunurlar. Geleneğe baktığımızda nesilden nesillere aktarılan çok faza değişime uğramayan inanç, eğilimler, ahlak, sosyal sistem olarak görebiliriz. Gelenek merkezindeki 3 faklı kuramsal yaklaşım tipi vardır.  Statükoyu müdafaa teorisi, değişim konusunda direnişi savunur ve var olan durumun savunulması değişime karşı direnişi barındırır. M.Oakeshott “Rationalism in politics and other essays” kitabında muhafazakarlıkğı, bilindik olanı bilinmeyene, denenmişi denenmemişe, var olanı olası olana, uygunu mükemmele yani içindeki durumu daha iyi duruma ya da ...

Bürokrasinin gelişimi

Bürokrasi nedir? Bürokrasi en aşağıdan yukarıya çıkılmasıyla daralan bir sistem içinde örgütlenen kişisellikten uzak genel bir kurallar ve işleyişle çalışan sistem ve kuralların oluşturduğu bütüne denir. Bürokrasi ve kamu yönetimi tanımları farklı olsa da esasen aynı amaca hizmet eder. Bürokrasi antik yunanda anlam kazanmaya başlamıştır. Bir örgütün planlarını gerçekleştirmek için kullandığı insan gücü yöntemler, otorite sistemini tanımlar. Nesnel terim olarak Bürokrasi başkalarının belirlediği politikaları gerçekleştirmek için kullanılan örgüt sistemine denir. Belli bir örgütlenme ve yönetim şeklini belirtmektedir. Bürokrasi konusunu ilk kez Max Weber sistemli bir biçimde çözümler. Weber geniş guruplar halinde bir arada çalışan insanlar belirli bir kapasiteyi aşmalarından itibaren ussal ilkelere göre örgütlenip yönetilirler. Birbirlerini tanımaları olanaksız yazılı iletişim kullanarak birbirleriyle ilişki kurmaları zorunludur. Bürokrasinin ilk özelliklerinden biri büyüklüğüdür...

CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ

            CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET ETME SİSTEMİ Öncelikle Demokratik rejimlerde, yani egemenliğin halka ait olduğu rejimlerde üç tür hükmetme sistemi vardır,  1-Başkanlık Sistemi  2-Yarı Başkanlık Sistemi  3- Parlamenter Sistem Bu sistemleri kısaca açıklarsak ilk olarak Başkanlık sistemi ne baktığımız zaman, en önemli özelliğinin “Sert güçler ayrılığı”   yani burada yasama, yürütme, yargı gibi organların birbirinden sert şekilde ayrıldığı ifade edilir, birbirlerine müdahale edemezler ,yürütmenin başı Başkandır ve Başkan doğrudan halk tarafından seçilmektedir ,seçilmiş Başkanın parlamentonun güven oyuna ihtiyacı yoktur. Bu sistemde yürütmenin başı aynı zamanda devletin başıdır ve önemli bir özelliği ise parlamenter sistemden farklı olarak Başbakan bu sistemde bulunmaz. Yarı Başkanlık   Sistemi ,bu sistemde Başkan + Başbakan birlikte bulunur. Fransa da çıkmıştır ve gezegende en iyi uygulayan ülkedir. Yürütme yetkisi asl...