Ana içeriğe atla

Thomas Hobbes

 

Klasik realist akımın öncüsü olan Hobbes, Toplumsal sözleşmecilerdendir.

Korku kaynaklı motivasyonla güvenliğin sağlanması arzusundadır. 

İnsan insanın kurdudur (homo homini lupus) sözüyle doğa durumunda herkesin herkesle savaş durumunda olduğunu söyler. 

Toplumsal sözleşme ile kurulan devletin görevi insanların güvenliğini sağlamasıdır. İnsanlar öldürülme korkusu olmadan gelişebilir ve ilerleyebilir devlet bu korkuyu giderecek unsurdur. İnsanlar yaşam hakları dahil tüm haklarını leviathan'a yani devletin gücüne teslim eder. Hobbes her an gelmesi muhtemel ölüm korkusunu yerine, devletten gelecek belli bir nizama uygun öldürme yetkisini her zaman tercih eder.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eğitim ve yoksulluk

Yoksulluk, Gelir Dağılımı ve Eğitimde Fırsat Eşitsizliği: Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme Özet: Bu çalışma, yoksulluk ve eğitim ilişkisini kalkınma odaklı olmayan ekonomiler bağlamında ele almaktadır. Özellikle otoriter rejimlerde belirli bir zümre dışında toplumun büyük kesiminin yoksulluğa mahkûm edilmesi, eğitimde fırsat eşitsizliğini artırmakta ve toplumsal ayrışmayı derinleştirmektedir. Kültürel sermaye, sınıfsal farklılıklar ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler üzerinden Türkiye örneği değerlendirilmiş; eğitimin niteliksel gelişiminin sürdürülebilir kalkınma için önemi vurgulanmıştır. Elde edilen bulgular, eğitim politikalarının sadece niceliksel değil, aynı zamanda niteliksel olarak da geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. --- 1. Giriş Kalkınma hedefi taşımayan veya bu hedefi yeterince içselleştirmemiş ekonomilerde yoksulluk, sadece ekonomik bir olgu olmaktan çıkmakta; toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren bir yapıya bürünmektedir. Bu durum özellikle otoriter rejimlerde...

Émile Durkheim Anomi'nin nedenleri ve etkisi

  Sosyoloji’nin kurucuları arasında olan Emile Durkheim, Comte ile benzer şekilde toplumu bireylerin eylem ve psikolojik bilinçlerinin toplamı olarak değil, kendine özgü yani bireylerin üzerinde bir gerçeklik, farklı parçalardan oluşan bir organizma olarak tanımlamıştır. Belli sınırlarının olması hasebiyle toplum baskıcıdır. Toplum bütün üyelerin normlara uymasını ister. Toplumsal değer yargılarımız olguların gerçek nedenlerini bulmamızın önüne geçer. “Toplumsal İşbölümü” doktorasında geleneksel toplumun modern topluma geçişteki yapısal değişimleri incelemiştir. Bu değişimde Anomik durumlar burada ortaya çıkabilir. Eski değerler tam kalkmamış ve yeni değerler tam yerleşmemişse anomi ortaya çıkar ve toplumsal düzen işlemez hale gelir. Durkheim intiharı bireyin bir sosyal grupla olan bütünleşme derecesiyle 4 farklı tiple tanımlar. Bunlardan biri olan Anomik intihar politik, ekonomik, kurumsal krizlerle toplumun bütünüyle kötü etkileyen hallerde ortaya çıkar. Bireyin beklenti ve ihtiy...

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

  Müzakereler 2005 yılından itibaren devam etmektedir. Fasılların açılıp kapanmasındaki gecikmeler gibi olumsuzluklar Türkiye açısında Avrupa yorgunluğu, AB açısından ise genişleme yorgunluğu olarak görülebilir. Türkiyenin büyük bir nüfusa sahip olması, Türk ekonomisinin kırılgan yapısı(işsizlik), Türklerin avrupa uygarlığına uygunluğu gibi demografik sorunların yanında AB nin çifte standartı ve önyargıları TR-AB ilişkilerini çıkmaza sürüklüyor. Türkiye ile aynı yıl müzakerelere başlayan Hırvatistan’ın 2013’te tüm fasılları kapatarak AB’nin 28. üyesi olması yapılan çifte standartın en bariz örneğidir. kaynak TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ: ENTEGRASYONU ZORA SOKAN SAİKLAR Hüsamettin İNAÇ