Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Siyasi Dinamiklerin Şekillenmesinde İdeolojiler ve Akımlar

Başlık: Siyasi Dinamiklerin Şekillenmesinde İdeolojiler ve Akımlar   Özet : Bu makalede, siyasi dinamiklerin nasıl şekillendiği ve ideolojiler ile akımların bu süreçteki rolü incelenmektedir. Siyasi dinamikler, toplumun politik süreçleri, ilişkileri ve değişimlerini ifade eder. Bu dinamikler, politik partiler, seçimler, hükümet, sivil toplum, medya, ekonomik durum, kültürel ve sosyal faktörler gibi birçok unsur etrafında şekillenir. Ancak, ideolojiler ve akımlar, siyasi dinamiklerin temel belirleyicilerinden biridir.   Giriş : Siyasi dinamikler, toplumun politik süreçlerini, siyasi kurumları ve siyasi katılımı içeren karmaşık bir ağdır. Bu dinamiklerin oluşumunda etkili olan faktörler arasında ideolojiler ve akımlar büyük bir öneme sahiptir. İdeolojiler, bireylerin politik düşüncelerini, değerlerini ve hedeflerini şekillendiren düşünce sistemleridir. Akımlar ise belirli bir dönemde ortaya çıkan ve genellikle toplumsal veya politik değişimi hedefleyen hareketlerdir.   İd...

Vladimir Vladimiroviç Putin

20.yüzyıl sonlarına doğru Politik psikoloji alanında liderlerin incelenmeye başlanmıştır. Bu çerçevede Vladimir v. Putin’in lider analizi; 1952de leningratda doğan putin yoksul bir ailede dünyaya gelmiştir. Annesi maria ivanova’nın ilk iki çocuğunu kaybetmesinin ardından putin doğmuştur. Putin liderlik özelliğini okul dönemlerinde göstermeye başlamış ve zeki olarak görülmüştür. Öğretmeninin yönlendirmesiyle birkaç sporla ilgilenmiş ama judoda başarılı olmuştur. İzlediği ajan filmlerinden etkilenen putin ajan olmak için Leningrat üniversitesinde hukuk alanında mezun olarak hayalini gerçekleştirmede ilk adımı attı. Mezun olmasıyla birlikte kgb de çalışmaya başlamış ve liderlik özelliği sayesinde basamakları hızla tırmanarak Krasnoznamenskaya Enstitüsü’nün bölüm başkanı oldu. İlk yurtdışı görevi öncesi ludmile putina ile evlenmiş ve 1985 de gittiği Doğualmanyadaki dresten şehrinde istihbarat görevini sürdürmüştür. Burada siyasi istihbarat görevi yürüten putin SSCB nin işine yarayacak her ...

3. kez Cumhurbaşkanı adaylığı

  Anayasa Madde 101/2 ye göre bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Fakat 2017de yapılan Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilmesi ile bu şart istisnai bir hal almıştır. 116. maddenin 3. fıkrasına göre Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Haziran 2023 öncesi Mecliste en az 360 vekil tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı 3.kez aday olabilir. Böylelikle Hukukun yolu ile siyasal iradenin ortaya çıkması koşulu gerçekleşir ve 2.kez Cumhurbaşkanlığı yapan biri yeniden aday olabilir. Mevcut Cumhurbaşkanının yeni Hükümet Sistemi'nde sadece bir kere seçildiği için adaylığında engel bulunmadı söylemi T.C. kurucu değerleri ve devamlılığı ile uyuşmadığı için kabul edilemez. #cumhurbaşkanlığı #türkiye #adaylık #cumhurbaşkanlığıhükümetsistemi #siyasetbilimi #anayasa #türkiyebüyükmilletmeclisi

Ahde vefa ilkesi

  Ahde vefa ilkesi; uluslararası hukukun temel bir ilkesidir. Yürürlükteki her anlaşma, tarafları bağlayıcıdır ve taraflarca iyi niyetle yerine getirilmelidir. Bu, devletlere yükümlülüklere saygı gösterilmesini talep etme ve uyulan yükümlülüklere güvenme hakkı verir. İyi niyet temeli olan bu kavram anlaşmanın bir tarafının, sözleşmenin yerine getirilmemesi için kendi iç hukukunun hükümlerini gerekçe olarak ileri süremeyeceğini ima eder. Devletler arası antlaşmalarda devamlılık esastır ve değişen iktidarlar bu devamlılığı bozamaz. Ahde vefa ilkesinin çiğnenmesi devleti uluslararası hukukta güvenilmez duruma düşürür. #pactasuntservanda #ahdevefa #uluslararasıilişkiler #uluslararasıhukuk #antlaşmalar

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

  Müzakereler 2005 yılından itibaren devam etmektedir. Fasılların açılıp kapanmasındaki gecikmeler gibi olumsuzluklar Türkiye açısında Avrupa yorgunluğu, AB açısından ise genişleme yorgunluğu olarak görülebilir. Türkiyenin büyük bir nüfusa sahip olması, Türk ekonomisinin kırılgan yapısı(işsizlik), Türklerin avrupa uygarlığına uygunluğu gibi demografik sorunların yanında AB nin çifte standartı ve önyargıları TR-AB ilişkilerini çıkmaza sürüklüyor. Türkiye ile aynı yıl müzakerelere başlayan Hırvatistan’ın 2013’te tüm fasılları kapatarak AB’nin 28. üyesi olması yapılan çifte standartın en bariz örneğidir. kaynak TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ: ENTEGRASYONU ZORA SOKAN SAİKLAR Hüsamettin İNAÇ

Émile Durkheim Anomi'nin nedenleri ve etkisi

  Sosyoloji’nin kurucuları arasında olan Emile Durkheim, Comte ile benzer şekilde toplumu bireylerin eylem ve psikolojik bilinçlerinin toplamı olarak değil, kendine özgü yani bireylerin üzerinde bir gerçeklik, farklı parçalardan oluşan bir organizma olarak tanımlamıştır. Belli sınırlarının olması hasebiyle toplum baskıcıdır. Toplum bütün üyelerin normlara uymasını ister. Toplumsal değer yargılarımız olguların gerçek nedenlerini bulmamızın önüne geçer. “Toplumsal İşbölümü” doktorasında geleneksel toplumun modern topluma geçişteki yapısal değişimleri incelemiştir. Bu değişimde Anomik durumlar burada ortaya çıkabilir. Eski değerler tam kalkmamış ve yeni değerler tam yerleşmemişse anomi ortaya çıkar ve toplumsal düzen işlemez hale gelir. Durkheim intiharı bireyin bir sosyal grupla olan bütünleşme derecesiyle 4 farklı tiple tanımlar. Bunlardan biri olan Anomik intihar politik, ekonomik, kurumsal krizlerle toplumun bütünüyle kötü etkileyen hallerde ortaya çıkar. Bireyin beklenti ve ihtiy...

Osmanlı imparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine

  Osmanlı imparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine geçiş nasıl oldu? Bunu Kopuş ve Süreklilik ile açıklayan görüşler var. Modernleşme okulu ve Bağımlılık okulu bu kopuş ve sürekliliği açıklamada yardımcı olur. Mo dernleşme okuluna göre Geleneksel ülkelerin modernleşmesi ve kalkınması için Modern ülkeler geleneksel ülkelere yardım eder. 1970 ler de modernleşme okulunu eleştiren bağımlılık okulu ülkelerin yardımlara rağmen gelişemediğini, kalkınamadığını söyler. Modernleşme okuluna göre modern ülkeler “Merkez”, az gelişmiş ülkeler “Çevre” dir. Merkez Çevreyi sömürdüğü sürece Çevre kalkınamaz.   1923 Cumhuriyetin kuruluşuna Kopuş olarak bakanlar, ekonomik, toplumsal bir değişimin yaşandığını bununla birlikte yeni bir ulus devletin ortaya çıktığını söyler. Modernleşme süreci bürokratik elitlerle sağlanmış, Türkiye’de Kemalist kadro, Askeri bürokrasi modernleşmeyi sağlamış. Modernleştirici elitlerle tepeden değişim başlamış. Bernard Shaw, Metin Heper, Emre Kongar, Su...